๑۩۞۩๑



Sürgündeyiz Sodom ve Gomorra'yı yerle bir edeli beri


"Habibim de ki; biz seni
alemlere ibret olasın diye gönderdik!" 13.Bab, 666. Söz.


Hiç bir tanrı çözemedi dilimizi.


Bu yüzden sürgündeyiz
dışımızdan kendi içimize doğru.

Oyunumuz sakıncalıdır
bin yaşından küçükler için
ve açmaz kadın-erkek hikâyelerini.


Kovulduk diye bütün mabed kapılarından,


aynaları boğazlayıp
peygamberler çıkarttık içlerinden.

Ve fısıldadık onlara
ayetlerimizi tanrılar düzüşürken.


O haylaz sivrisineğiz biz,
Firavun'un burnuna kaçtık
nemrudlaşıp Ibrahim' e ateş saçtık.



Kimsecikler göremez ezber bozan dualarımızın yüzünü.


gökyüzünden uzanırken

kendimize doğru kendi elimiz,

varlığımıza şahitlik etti diye ay,

onun nurunun şefâati için sadece

ayperestiz..

Ve dökülür her gece yükseklerden

sessizce sûrelerimiz...

Saint. Rintintin

29 Aralık 2008 Pazartesi

öyle, sıradan

depozitolu hüzünlerim var,
gidişlerim var mor benekli
sever gibi dururum, sanırsın öyle
ama adımlarım kaskatı içini yakar
bu oyuna ışıkçı gerekli
sadece ölünce ışık açan...
dedi oğlan...
olsun dedim,
ama oyundur önemli olan.
sahneye çıkarttım dilbaz gündelikçilerimi
bir havuz açtım dibi uzak
öylesine, aklım gibi kocaman
gel, dedim
bu suyun içinde boğulacak neslimiz
bu genetiğe bi general gerekli
suyun içinden taşırdım ellerimi
sahnelere vurdum, koydum ortaya evcilikleri
böylesine bir dünya olsun, ucundan ay gören penceremiz
bütün mezarlıklarca geniş,ölülere açık
yirmi dört saat gölgeli, uzun bahçemiz
oturdu yanıma oğlan
bir bakışını unutmuş yolda
bir de kulağının bir tekini
sonra evcilik oyunlarının senaryosunu banyoda
ama dedi yavaş ol biraz
dedim yürek biraz işte ama...
baktı oğlan
gülümsedi alaycı ucundan
kundağımı hala sırtımda taşıyorsam
bu büyümediğimden değil
sadece havayla temas korkumdan
öteki bakışını da verdi uzağa
diline bir veryansın
yalancıktan
kendimi buldum orada
masanın ucundan oturduğum
ve daltaşak düştüğüm uçurumun kucağından
baktı oğlan
evet, dedim var biraz yaram
açlığı severim zira
o zaman nimetim biraz damar, biraz kan
şaşırdı oğlan
ama biz onu haram biliriz
yuvarla kaldırımları, salla asfaltları ucundan
ayetim düştü dilime, öykündüm uslucuk tanrı bakışına
ama sahiden ama esastan
fısıldadım, sana en rahvan dini müjdeleyeceğim
en fitnesiz fesatsızından
ama öteki?
dedi oğlan
bu mistik bakış
biraz rüya varsayımlı
biraz masum yalan
ama dedim dinimiz...
biz heybetli ayrılıklara mı gebeyiz
sadece
yine de doğarken sıçtık ağzına gizemin
uçkurlu bakışlarla anladık aşkın tufanından
yol dedim
sustu oğlan
giy, dedim verdim pelerinimin ucundan.
soğuksa bu atmosferden değil
aşka uzaklığımızdan.
yan dedim
irkildi oğlan
kaç yılına kıyarsın pişmek için peki
kaç derini soyarsın ateşli ummanın harından?
sıcak dedi oğlan
yetişmeliyim belki daha erken
gitsem iyi olur
yani yüzüm kavrulmadan...
ama, dedim biz?...
dedi ki oğlan
biz cehenneme ayrı yollardan giden iki zebaniyiz
varacağın limana aldırma
allahtan bari, ateşten ölene dek izinliyiz
istasyona varmadan treni durdurma
ağlayarak tutulmamalı nöbetimiz
eğildi oğlan, bir gidiş taktı gövdesine
cebrail yürür gibi, dönüşünü özlercesine baktım arkasından
özlemim ölümümdü, 
yırtık pelerinimle sildim yaşımı
bir kaç sayfa daha söktüm kitabımdan.

1 yorum:

kremkaramel dedi ki...

yüzü sinema isi
elleri karanlık ve cin
anlattı uzun kaygan
dilyordamı meramını
ahraz ve kör bir oğlan
evlere senlik diledim
"yetişmeliyim belki"
film koptu
makinist ses!
3 film birden:
"her yanmanın bir izi"
"pervanenin bedeli"
"özlemim ölümümdü"
sankstri